İçindekiler:

Iyi bir hikaye yazari oldugum gibi ara sira sarki sozu de yazar ve bunlari popculara satarim. Asagida sarki sozu defterimden secmeler ve yanlarina aldigim notlari bulacaksiniz:
Sahan bir Adam
(Celike 45 milyara rahat okuturum)
Ey Atam ne sahan adamsin sen
Icmek de yakisiyor leblebi yemek de
Her 10 Kasimda bogazima bir sey dizilir
Sensiz bu dunya bu kadar mi zor cekilir
Ey Atammm Ey Atammm 63 yil oldu alisamadimmmmmm
(Nakarat 38 kez tekrarlanir, klipte burada aglayarak Anitkabire celenk birakilacak)
Beni Hiyar mi Sandin?
(Freddie Mercury'nin "You don't Fool Me" sinin Turkcesi. Herif geberdi nasilsa telif sorunu da olmaz. Acaip tekno bir sekilde giriyoruz. Kenan'in 10.yil marsina benzer ama daha milliyetci!!)
Kapiyi carpip ciktigin o anda
Binlerce alyuvar dolasiyordu kanimda
Cin'de okaliptus yiyen bir panda (Koala miydi yoksa onlar bir arastir Meydan Larustan????)
Eger harbiden terkediyorsan kizim yandin
Beni hiyar mi sandin????? (Tam burada Umit Yasar Oguzcan'dan benim sesimle 35 yas siiri okunabilir. Sarkiyla alakasi yok ama duygusal olur!)
Eyvallah
(Dido'nun 'Thank You'sunun Turkcesi. Burada telif sorunu olabilir, inkar et sorun cikarsa)
Yemek bitip de cek geldiginde elimi cebime atmadim
Sense hic bozulmadan hesabi odedin, eyvallah
Otobusteki son koltuga cokuverdim
Sense hamile oldugun halde, ses etmedin, eyvallah
Bil ki acelem olmasa bankada siranin en onune gecmezdim
Anlayisin icin cok sagol eyvallaaaaahhhhhhhhh....
(Klibi sozlerle birebir cekeriz, hem komik hem romantik olur...)
Halkin nabzini tutan bu bolumde, sizlere soz hakki veriyorum. Belirli araliklarla, ulkemizi ve hatta dunyayi mesgul eden olaylarla ilgili anketlere vereceginiz yanitlar, teker teker sayiliyor inanin!
Durduk yerde pat diye, icki sofralarinda soyledigim ozlu sozlerimden bazilarini sizle paylasayim dedim bu kosede de...
Hicbir ansiklopedinin bilmenizi istemedikleri icin yazmadiklari, carpici bazi bilgiler...
Açılmasına ön ayak olmasini dusundugum kampanyalardan bazilari...
Hani bazen dusunurken konudan konuya atladiginizi farkeder ve o anda dusundugunuz seye nereden geldiginizi bile hatirlamazsiniz. Iste bu fenomenden bir oyku yarattim ben. Bu bolumumuzde tamamen kafadan kopuk absurd otesi ve devamli buyuyen bir hikayeyle karsinizda olacagim. Iste hikayemiz:
Bir gun yolda yururken, canim inanilmaz sekilde corba cekti. Corbaciya girdim, bir ezo gelin istedim. Bes dakika sonra corbam geldi. Ancak corbada kil vardi. Daha dogrusu bir kil obegi vardi. Bir cektim baktim, peruk, altinda da bir adam vardi. Ne yapiyorsun corbamda hemserim dedim. "Corbada benim de tuzum olsun istedim" dedi. Daha sonra sohbet etmeye basladik. Tuz golunde dalgic olarak calisiyormus. "Illa is yerime beklerim, biraz tuzumu ye abi" dedi. Kalktik gittik. Turizm bakanligi her gole bir canavar kampanyasi ile bu yaz turizmi patlatmaya calistigi icin dalgiclarla golun dibini taratip once kendi kaynaklarimizdan yararlanmayi, bu olmazsa Loch Ness canavarini seneligi 25 milyon dolara kiralamayi planliyormus. Ben de giydim takimlari, yeni dostumla beraber daldim gole. Ancak dipte gorduklerim midemi bulandirdi. Ne kadar deniz canlisi varsa baglamislar sandalyelere, elektrik verip gol canavarinin yerini soyletmeye calisiyorlar. Bu goruntuler beni derinden etkiledi ve cikip Greenpeace'e uye oldum. Ilk olarak da balina avcisi gemilere kendimi zincirleme gorevini verdiler bana. Ciktim acik denize, Norvec bandirali bir gemiye zincirledim kendimi ama adamlar farketmedi tabi beni! Bir ton su yuttum, o arada da adamlar cipurasindan balinasina avlayip mangal yaptilar guvertede. Sonunda Norvece ulasinca bir tanesi beni farkedip zincirleri soktu. Cebimde bes kronum olmadan Oslonun ortasinda kaldim! Otobuse binecek param bile olmadigi icin, yolda buldugum kayaklari gecirip kaymaya basladim. Kaydikca kaydim, Alp disiplininden slaloma, slalomdan artistik kayaga ince gecisler yaparken Kis olimpiyatlarinda altin madalya aldigimi farkettim. Madalya kursusunde Istiklal Marsimiz calinirken nasil aglamaya basladim. Bir baktim ikinci olan Avusturyali bana sarilmis, seviniyor ayagina. Elini popomda hissedince kan beynime sicradi. Cektim vurdum orada ibneyi. Topukladim kactim, bir kamyonun arkasina tutundum. Kamyon soforu beni farketti, dedim boyle boyle namus icin adam vurdum. "Aaa o zaman durum baska, Hollanda'ya gidecen, orayla suclulari iade anlasmamiz yok, benim yolumun ustu atarim seni, hem orada La Vache Quirei fabrikasinda benim dayimin oglu calisiyor" dedi. Bastim Hollandaya, fabrikaya soktu beni dayi oglu. Peynirlerin ustundeki ucgen amblemleri yapistiriyorum. Yapistirirken cok bastirdigim icin peynirlerde parmagimin izi cikiyormus diye sikayet gelince isten cikardilar. Kaldigim eve donerken, Red Lion sokaktan geciyordum. Cirilciplak bir kadin yaptigi sov geregi sokaktan gecenlere Selpak satmaya calisiyordu. Bir anda asik oldugumu hissettim ve sattigi butun Selpaklari aldim. Daha sonra tek tek Selpaklari acarak vucudunu sardim ve onu sekse ac bakislardan kacirarak evinin kadini yaptim. Karimin babasinin hali temizleme sirketi varmis ve en buyuk subeleri Istanbuldaymis. Hani balkonlarda elinde sopayla halilara vuran kadinlar goruruz ya, hepsi bu sirketin calisani. Beni damadi olarak Istanbul subesinin basina getirdi kayinpeder ve memlekete geri dondum yeni esimle beraber! Ilk gun fabrikada dev bir haliyi sopalarken dikkatim dagildi ve halinin uzerindeki kediyi gormedim. Sansima halinin deseni bir yumakti ve kedi bu desene asimile olabildi, ama kan lekelerini temizletmek icin bir kuru temizlemeci bulmam gerekiyordu. Taksim'de bir tane buldum. Icinde calisan Cinli kadin, bana bu lekenin cok zor cikacagini, inanmazsam elindeki fortune cookie'ye bakmami soyledi. Kurabiyeden cikan kagit elektrikli bir supurgenin kordonu ile bogularak olecegimi yaziyordu. Yillardir elektrikli supurge kullanirdim ama bir kez bile bogulma tehlikesi atlatmamistim. Eve gidip, kurabiyenin dogrulugunu test etmeye karar verdim. Gundelikci kadindan odami supurmesini rica ettim. Supurgeyi calistirmak icin egildiginde birden gozum karardi ve bir pandik aldim. Kadin cok sinirlendi ve kordonla beni bogmaya basladi...
Bu ilk bolumumuzde cok kisa hikayeciklerim olacak sizler icin. Bunlar genelde yolda, tuvalette aklima gelen komik bir espri ustune kurulmus olan dunyanin ilk basi ve sonu olmayip sadece gelismeden olusan oykuleri! Hatta bunlara ozel bir ad taktim: "Oykucucuk". Eger begenilirse devamini getirecegim. Simdi ilk oykucucugumuze gecelim:
Yilan I (Epik korku hikayesi)
Bir gun canim sikildi ve hayvanat bahcesine gideyim dedim. Pandalara, kaplanlara, kanguralara baktiktan sonra yilanlarin durdugu bolume geldim. Dev bir piton koca bir beyaz fareyi afiyetle yemekteydi ama bir kere bile cignemeden. Birden yilan, saga sola kivranmaya basladi. Birseylerin ters gittigini hemen anladim ve camekani kirip iceri girdim. Ehliyetimi alirken ilk yardim derslerinde hep parmak kaldirmam ise yaramisti sonunda. Hemen Heimlich manevrasi uygulamak icin yilani sirtindan kavradim. Ama sirti ile karni cok benzedigi icin karistirmisim ve yilan elimden firlayip, guvenlik gorevlilerinden birini boynundan soktu.
Zarf
'Lanet olsun boyle ise' diyerek postaneden cikti. Baktigi altinci postaneydi ve artik umidi tukeniyordu. Bir yandan kaderleri kendisine bagli olan binlerce losemi hastasi cocugu dusundu, ote yandan isini kaybedeceginin kesin olmasi urpermesine neden oldu. Bu ise nereden bulastigina lanet ederek bir taksi cevirdi. 10 gun once patronu odasina girip muzik sirketlerinin Kral Muzik odullerinden once losemili cocuklar vakfina yapacagi bagis icin, 1 metreye 1.5 metrelik o dev ceklerden birini imzalamis ve odul toreni salonuna postalamasi gorevini vermisti ona. Zarf bulmaktan umidini kesmis, PTT de zarfsiz ceki yollamayi reddetmisti. Sonunda ceki 86ya kivirip ic cebine koymus, ancak cebinde aniden acilan cek yuzunden taksinin arka koltugu ile tavani arasina sikisip kalmisti.
Yilan II (Ilkinin gordugu ilgi uzerine)
Cok SIKISMISTI cok. Yalvar yakar arabayi durdurttu ve calilarin arasina kosarken pantolonunun dugmelerini cozmeye baslamisti bile. Egildi ve birden dunyanin en tatli rahatlama hissiyle dolan hucrelerinin minnet cigliklarini duyar gibi oldu. Tam isini bitirmek uzereyken birden tam kicinda ani ve keskin bir aci duydu. Arabaya dondu ne olabilecegini dusunerek. 15 dakika sonra, calilarin arasinda kicina girmis olan yavru yilan, bagirsaklarindan yukari dogru sindirim sistemini takip ederek cikmaya baslamisti. En sonunda agzindan cikip soforu boynundan soktu, araba kontrolden cikti ve sarampole yuvarlandi.
A midsummer Night's Sex Comedy
Emine isveli isveli yataga dogru yaklasti. Hasan yatakta biyiklarini burkarken Eminenin radyoda calan "Pump Up the Jam"e yaptigi erotik dansi izliyordu. O gece icin bir aylik maasini harcamis, mumlar, Marmara saraplari, pazardan Emineye ic camasiri almisti. Karakoyde milli olusunun 15.yilini kutlama fikri aklina girdiginden beri bu geceyi planliyordu. Fantaziler, figurler hersey hazirdi. Bu gece icin adlarini bile degistirmislerdi. Hasan Hans, Emine de Emanuelle olmustu. Hasan sabahtan beri Hans demedikce karisina cevap vermiyordu ama kendi dili tam donmedigi icin karisin ismini oksurerek soyluyordu hep! Emine yataga iyice yaklasti ve Hasanin hazirladigi fantazi geregi kendi dizesini okudu:
"Hans eger bu gece senin olamazsam kendimi oldurecegim"
"Emaohohoho -, oyle bir sey yaparsan bir daha asla seninle konusmam ve kollarima almam!" dedikten sonra karisini yataga cekti. Hasanin on sevismeden anladigi 45 saniyelik sure icerisinde ise kimsenin beklemedigi o felaket gerceklesti. Hasan heyecandan bildigi teknikleri karistirip 69dan tavsan yapmaya calisirken kulagi karisinin mahrem yerine SIKISTI. Hans bu durumda bile sogukkanliligi elden birakmadi ve karisina:
"Konus seni dinliyorum!" dedi.
Tarih Dersi
Sirpsindigi savasi yeni bitmisti. Sultan Murat, vezirlerinin butun itirazlarina ragmen, foto muhabirlerine poz vermek icin savas meydanini gezmekte israr etmisti. Ancak kader aglarini oruyordu. Meydanin denize bakan tarafinda Sirp tribunlerinin tam onunde su konusma geciyordu:
"Ya Milos Allahin adini koydum guldurme yaa! Yattik suraya uyuyor taklidi yapiyoz bir amac icin herhalde. Sultan Murat gelince sislicem adiyi!"
"Ya bir sey yapmiyom da canim sikildi! Iyi ben kestiriyom harbiden o zaman!"
Maalesef hikayenin buraya kadar olan kismi pek bilinmez! Bundan sonra Murat tam "El Cihan" dergisine:
"Sakatliklarin ve olumlerin arkasina siginmadik! Aslanlar gibi oynadik! Artik bundan sonraki savasa kilitlendik!" derken Milos padisahimizi sehit etti.
Bir Kis Gunu
"Emin misin bey? Iyi dusundun mu?" diye soran esine kaygisiz gozlerle bakti. Cocuklar garip birseyler dondugunu anliyorlar ama takirdayan dislerine konsantre olduklarindan tam cozemiyorlardi. Dalaima karisinin omzuna elini koydu ve:
"Gecen sene babam yapti, bu sene sira bende! Aksi takdirde cocuklar Tibetin bu soguna dayanamazlar. Bir sekilde isinmaniz lazim! Gelecek sene kura cekersiniz aranizda!" dedikten sonra, elindeki gaz bidonunu uzerine bosaltti ve yanan kibriti elinden birakti.
Ertesi gun tum gazeteler Tibetli budistin Cin hukumetini protesto etmek icin nasil kendini yaktigini anlatan haberlerle doluydu!
Adli Vaka
"Elimizde neler var Orhan?" dedi komiser piposundan derin bir nefes cektikten sonra. Yillarin verdigi tecrube ile bu tur sahnelere bakmaya alismis olmasi etrafta kusan genc polisleri anlamasina yardimci oluyordu.
"Efendim, maktul bogularak oldurulmus, fakat olmeden once korkunc bir iskenceden gecirilmis ve ayaklari ve tum uzuvlari koparilmis!"
"Bazen insanlarin ne kadar vahsi olabildigine inanamiyorum!" diye dusundu Komiser Adnan. Kucucuk bir cocuktu daha kurban! Olsa olsa 2 3 gunluktu! 12,000 kardesi daha olsa bile ailesinin su dolu kovanin basinda aglayisi yuregini parcaladi olgun komiserin! Disari cikti ve gazetecilere kisa bir aciklama yapti:
"Klasik bir avucta yakalayip calkalandiktan sonra, kanatlarin ve ayaklarin cimbizla koparilip su dolu kovada bogulmasi olayi! Bunu yapanlar sinek olamaz! Bir iki insandan supheleniyoruz ve arkadaslarimiz su anda mutfaktaki arastirmalarini surduruyorlar!" dedikten sonra ellerini birbirine ovusturup emin adimlarla suclularin pesinden uctu!
Yalnizlik Koyar Adama
Cok yalnizdi. Yalnizlik cogu insan icin gecici bir surectir ama onun icin insan gormek gecici bir surecti. Butun hayati kirlarda otlarin uzerinde geciyor, kendi dogum gunlerinde tanidiklarini arayip, dogum gununu kutlamak isteyip istemediklerini soruyordu.
Bir gun televizyonda kadin aktris aktore "Biraz yalniz kalmak istiyorum" dediginde bos bakislarla ekrana bakmis ve hayatinin isaret dilini su gibi bilen dilsizler arasinda sessiz sinema oynamak kadar anlamsiz oldugunu farketmisti birden. Bir seyler yapmasi gerekiyordu. Koskoca bir surunun icinde kendini bu kadar yalniz hissetmesi daha da koyuyordu ona. Kendisini anlayamiyordu hicbiri ve kararini verdi. London Institute of Technology'i aradi ve gazetede gordugu klonlanma deneyi icin koyun araniyor ilanina basvurdu.
Iste boylece dunyanin klonlanan ilk koyunu Dolly, klonu Parton ile beraber muthis bir dostluga ilk adimini atti!!
Bu kisimda da sitemiz araciligiyla kelimesi 10 yeni kuruştan, kucuk ilanlarinizi ve olum ilanlarinizi yayinlayabilirsiniz.
| Acele hava degisikligine ihtiyacim var. Elimde %70 azot, %20 oksijen ve %10 karisik temiz gazsiz hava var. Elinizdeki havayla degistirmek isterseniz yazin! | Okeye dorduncu ariyoruz. Elimizde bir kutu Okey prezervatif var ve uc kisi toplu olayina giricez, dorduncu ariyoruz. | Sevgili kardesimiz Azimet, dun aksam yolda giderken tekerlekli sandalyesinin lastigi patlamasi sonucu kontrolu kaybedip karsidan gelen servis arabasinin altinda kalarak can verdi. | Tam 14 yildir sinek avliyoruz. Evinizde isyerinizde sinek probleminiz varsa arayin, gazete terlik ve sinek agi ile donanimli elemanimiz camlarda iz birakmadan tum sineklerinizi avlayacak, ekstra ucret karsiliginda kanatlarini yolup su dolu kovaya birakacaktir. |
| ICQ'da konustugunuz kisinin gercekten kiz olup olmadigini anlamanin en garanti yollarini anlatan kitabimiz "Kekligi Sanal Ovada Avlarlar!", tum kitapcilarda! | Cay krizi gelen hastamiz icin cok acele O grubu Rh+ tavsan kanina ihtiyac vardir. Ilgilenen tavsanlarin SSK hastenesine basvurmalari rica olunur. | Insan ruhuna hitap etmeyi bilen, edebiyattan anlayan, tatli dilli, vefakar, dost canlisi gay son utucu araniyor. Maas cok dolgundur (benim kalcalarim gibi, hahahahaha) Basvuru: Muzi (1 800 MUZ ME) | Sevgili arkadasimiz Bilal 3.Istanbul Sualti Pingpong turnuvasindaki macinin ikinci setinde nefesinin yetmemesi sonucu bogularak vefat etmistir! Basimiz sagolsun! |
| Gittigim ilk yardim kursunun sinavinda sorulacak hayat opucugu sorusuna calisabilmem icin 1.80 m. sarisin dolgun bayan hocalar ariyorum. | Ilk isemeye basladiginizda cisin iki kanaldan akmasi durumunda panik olmaya son! Cisella klozetleri bu gibi durumlar icin esas klozetin yaninda yavru bir klozetle ciste strese son diyor! | Apartman kompleksimizdeki tum asansorlerin duvarlari, yolculugunuz esnasinda birisinin daha asansore binmesi durumunda nereye bakacaginizi sasirmamaniz icin karikaturlerle kaplidir. | Salkim Hanimin Taneleri" filminin devami olarak cekecegimiz "Seftali Beyin Tuyleri" filmi icin oyuncu ariyoruz. |
| Alti derste dudak kipirdatmadan okumayi ogreten kursumuz "Mir mir mira son" acildi. | "Dalgin Dalgic Dalis" kursunda sekiz derste, dalarken oksijen tupunu, dalgic elbisesini ya da kopek baligi izleme dalislarinda demir kafesi yaniniza almayi unutmaniz halinde yapmaniz gerekenleri ogretiyoruz. | Sahibinden satilik araba. Kendisini tanimiyorum ama 98 model bu Unoyu sahibi de burada olsa satip yenisini almak isterdi eminim. Cok guzel Pioneerlar da var elimde ayrica. | Minik kopegimiz Topak'in gozleri gormedigi icin kendisini etrafta gezdirecek egitimli rehber kopek araniyor. |
| Ramazan davulcunuz Bayram Tokmak'in davul sololardan olusan 'Sahur oldu mu duramam tokmaklarim' adli toplama calismasi tum plakcilarda! | Hafta sonlari, gece disari cikacagimiz icin bebek bakicisi ariyoruz! Cocugumuz olmadigi icin ilgilenenlerin bebekleri yanlarinda getirmeleri gerekmektedir. | Evsiz ve kor oldugum icin geceleri, uyumadan once bana su ve elektrik saati okuyacak bakici ariyorum. |
Bu bolumumuzde de Karisik meyve tabagimizi yerken bazi eglenceli aktivitelerimiz olacak. Musterilerimizin ilgisini maksimum seviyede tutmak ilk hedefimiz oldugu icin her aksam yemekten sonra cesitli animasyonlarla burayi bir Club Med havasina buruyoruz.
Simdi ilk yarismamizin konusuna gecelim! Hepiniz asagidaki kompozisyon konularindan istediginizi secip cizgisiz beyaz kagida arkali onlu birer kompozisyon yazacaksiniz!
Konular:
Vietnamdan donen askerlerin psikolojik dengelerini kazanmalari icin hepimize dusen gorevleri ozetleyin
Askerligini yapmayan adama kiz ve is verilmemesi, ordu disiplininin
bir kisiye katacagi faydalari dusunursek yerinde bir hareket midir?
Neil
Armstrong ayda ezan sesi duydu mu? Duyduysa ayda cami var mi? Varsa Cami
Yardimlasma Dernegine yardim etmek ister misiniz?
Makarna yagsiz yenirse gercekten kilo yapmaz mi? Yoksa bu
Pastavillanin yaydigi cirkin bir dedikodu mu? (Referans icin bkz. Pastavilla
Ihracat Muduru Volkan Caylan)
Kurtaj hakkinin bazi ulkelerde kisitlanmasinin sakincalari ve bu
hakkin tum kadinlara degil de sadece hamile kadinlara verilmesinin esitlik
ilkesine vurdugu darbeler nedir?
Simdi de test usulu bir sinav yapacagiz! Korkmayin hemen, her sorunun iki secenegi var: Evet (Almanci musterilerimiz icin: Ja) veya Hayir (Nein). Eger cok supheye duserseniz bos birakin!
Test sirasinda rahat olun, cisiniz gelirse altiniza ediveriniz! (Bu espriyi benim nesil iyi hatirlar! Ilkokulda bir adam vardi, test kitabinda verdigi Anadolu Lisesi sinavi tavsiyeleri arasinda bu da vardi! Bu tavsiye sayesinde bugun oldugum yerdeyim! Sizle paylasayim istedim)
Test Sorulari:
Milli takimin Avrupa Sampiyonasi elemelerinde son maclara kalan sansini diger gruplarin sonuclarina gore tum kombinasyonlariyla hesaplamaya ugrasan insanlar carpim tablosunu biliyorlar mi?
Filmlerin sonunda jenerigin sonuna kadar salonda kalan insanlar hayatlarinda bir kez
Demirel taklidi yapmis ya da yapana gulmusler midir?
Haksiz yere suclanan bir adamin Amerikan filmlerindeki mahkemelerinde
avukat o son uzun ve duygusal konusmayi yaptiktan sonra juri geri geldiginde ve "Sucsuz" dediginde, tuttugunuz nefesi birakip yaninizdakine nemli gozlerle bakip "Helal olsun kral juriymis!" der misiniz?
Nalbantlar veya donerciler yazin o sicakta atesin basinda nasil
dayaniyorlar ya yazik adamlara, diye dusunur musunuz hic?
Bir bilim kurgu filmini bastan sona lazer ya da isik hizina cikan uzay gemisi efekti yapmadan anlatabilir misiniz?
Natasa ismi hangi ortamda gecerse gecsin ve isterse Nobel odulu almis bir kadina ait olsun yine de yuzunuze bir gulumseme yayilmasini engelleyebilir misiniz?
Tuttugunuz takim (Goztepe), ezeli rakibine (FB) yenildi. Bir FB
taraftari gelip size takildiginda derhal bir onceki sezonda Goztepenin
galibiyetiyle biten maci hatirlatip, sesinizi yukseltip sonunda girtlak girtlaga geldiginiz olur mu?
Transfer sezonunda bir kez bile bir futbolcunun aldigi paralar ve
oynadiklari futbolun orantisizligi hakkinda yorum yapmadiginiz olur mu?
Kirkpinar gureslerinde "O yaglari nasil temizliyorlar?" ya da "Ben
hayatta kispetimin icine kimsenin elini sokturmazdim" diye dusunur
musunuz?
Yolda, kenarda arabasinin kaportasini acmis bir adam gorseniz
yaklasip "Bujiler meme yapmis gibi gozukuyor" ya da "Benzin filtresi hava
yapmis" deme isteginizi bastirabilir misiniz?
Bazen yaninizda yuruyen arkadasiniza sevginizi abartili bir fiziksel
dokunus olmadan (ense ve sirta saplak veya kola sert yumruk idealdir)
gostermenizin imkansiz oldugunu hisseder misiniz?
"Eller aya biz hala yaya" ya da "Adamlar nasil yapiyor?" cumlelerini
kullanmadan Japonlardan veya Amerikalilardan bahsedebilir misiniz?
Hic Eurovizyondaki basarisizligimizi Musluman oldugumuz icin bizi sevmemelerine, bireysel sporlardakini de onlardaki egitim imkanlarinin bizde olmadigina baglayip, aslinda yeteneksiz bir ulus oldugumuzu gozardi ettiniz mi?
Herhangi bir macta oturup adam gibi mac seyretmeye calisirken
bagirmadiginiz icin fanatikler tarafindan azarlandiniz mi?
Davetli oldugunuz her dugunden onceki gece ustunuze ustunuze gelen
"Biz biliyoruz da mi oynuyoruz"cu bir grup insanin oldugu kabuslar gorur
musunuz?
Partilerde ne kadar cok ictiginizin takdir edilmesini bekleyerek bunu
israrla insanlara anlatip, onlar "Yapma ya!" derlerse de hafifce gulup "Herhalde
olum!" der misiniz?
Hayatinizda hic gayler icin "Bana bulasmadiklari surece benim onlarla
bir derdim yok!" dediniz mi?
Bogazda gordugunuz her ev icin "Burada yasasam kesin alkolik
olurdum!" der misiniz?
Kalabalik ortamlarda Cem Yilmaz esprileri anlatip prim toplamaya
calisir misiniz?
Lisede ne kadar cok kopya cektiginizi ya da firlama oldugunuzu
inanilmaz gururlanmadan anlatabilir misiniz?
(40 yasin uzerindekiler icin) "Eski bayramlar farkliydi ya!" demeden bayram gecirdiginiz olur mu?
(Erkekler icin) Yemek konusu acildiginda "Ben yumurta bile
kiramam!Ehe ehe ehe!" der ve bundan salakca bir gurur duyar misiniz?
(Erkekler icin) 10 saniye icinde yakin bir arkadasinizin yaninda
osurup onun cok rahatsiz olmasindan daha komik bir sey dusunebilir
misiniz?
Uc saat suren bir opera seyretmekle Kucuk Onur konserine gitmek arasinda bir secim yapmak zorunda kalsaniz intihari dusunur musunuz?
Kose yazarlari ya da sanatcilar arasindaki atismalarda taraf tutar misiniz?
Askerligi iskence olarak goren insanlarin bile 8 ayda 200den fazla
komik aniyla donmesini bilimsel bir sekilde aciklayabilir misiniz?
Erkeklerin yataga yattiklari gibi uyanip kadinlarin kucuk bir meydan
muharebesinden cikmis gibi kalkmalarinin sebebi nedir?
Erkeklerin kadinlarin adet gunleri oldugunu rahatca soyledikleri
zaman kipkirmizi kesilip soka girmelerinin sebebi nedir?
Penguenler cocuklarini nasil ayirtedebiliyorlar? Dogumdan sonra
bebekler karismasin diye kunye takma adedini onlar mi baslatti?
Metroyu kazdiktan sonra o essek kadar treni onun icine nasil
sokuyorlar?
Maclarda ya da merdiven cikarken sigara ictiginiz icin nefes nefese
kaldiginizda uzulmeniz gerekirken gurur duyup bunu cumle aleme duyurmaya calisir
misiniz?
Amerikada 15 yil yasasaniz bile beyzbolun kurallarini ogrenebilir
misiniz?
Teknokrat, emprovizasyon, fizibilite gibi kelimelerin anlamini
bilmediginiz icin bunlarin kullanildigi ortamlarda ezilip buzulur
musunuz?
Dolmusta "Bir Besiktas" diyerek uzattiginiz parayi almak icin kimse hamle yapmadiginda ates basip ikinci kez alcalan ses tonuyla tekrar etmek buyuk bir iskence gibi gelir mi?
Her yerde Televolelerden nefret ettiginizi soyleyip bunlari gordugunuzde garip bir sekilde biraz takilmadan gecemediginiz olur mu?
Yogun kar ya da dolu yagisini baska bir sehirde oturan birine ilginc bir seymis gibi abarta abarta anlatip sasirmalarini bekler misiniz?